Kim Bu Prens Kaspiyan?
Yazan: Editör Prens 11 Temmuz 2008
Kategori: Sinema Haberleri
Dolap artık yok… Beyaz Cadı öldü… Aslan’ın da bin yıldan fazla zamandır nerede olduÄŸu bilinmiyor.
Peter, Susan, Edmund ve Lucy Pevensie kardeÅŸler, Narnia’ya geri döndüklerinde tamamen farklı bir dünya bulurlar. SavaÅŸ meydanına yepyeni bir düşman boy göstermiÅŸ; ülkenin sevimli ve iyi niyetli yaratıkları yok olmanın eÅŸiÄŸine kadar gelmiÅŸlerdir.
Walt Disney Stüdyoları ve Walden Media, C.S. Lewis’in sevilen çocuk klasiÄŸinden uyarlanan “Narnia” serisinin ikinci bölümü “The Chronicles of Narnia: Prince Caspian”ı sunar. Serinin 2005 yılında gösterime giren Oscar ödüllü ilk bölümü, 180 milyon dolar bütçeli“The Chronicles of Narnia: The Lion, the Witch and the Wardrobe”, dünya çapında 744 milyon dolar hasılata ulaÅŸarak tüm zamanların en baÅŸarılı filmlerinden birisi olmuÅŸ; Walt Disney Stüdyolarının da bugüne kadar elde ettiÄŸi en büyük baÅŸarılarından birisi olma onuruna eriÅŸmiÅŸti.
Narnia’ya Dönüş: Prens Kaspiyan’ın Öyküsü
C.S. Lewis’in her dönem çok sevilen kitaplarındaki birbirinden büyüleyici karakterler, “The Chronicles of Narnia: Prince Caspian”da bir kez daha beyazperdeye taşındı. Dünya Savaşı dönemi İngiltere’sinde yaÅŸayan Peter, Susan, Edmund ve Lucy Pevensie kardeÅŸler, efsanevi Narnia ülkesine bu defa dolap içerisinden deÄŸil, Londra’daki Trafalgar Meydanı yakınındaki bir metro istasyonundan geçiÅŸ yaptılar. Narnia ülkesinde dört kardeÅŸi bu kez eskisinden daha büyük inanç ve cesaret sınavı gerektiren tehlikelerle dolu yepyeni maceralar bekleyecek.
“The Lion, the Witch and the Wardrobe - Aslan, Cadı ve Dolap”taki inanılmaz olayların üzerinden bir yıl geçtikten sonra Narnia’ya dönen kahramanlarımız, bu efsanevi ülkeye geri döndüklerinde, Narnia zaman ölçütüyle 1.300 yıldan fazla süre geçmiÅŸ olduÄŸunu keÅŸfederler. Onların yokluÄŸunda Narnia’nın Altın Çağı sona ermiÅŸ, bu çaÄŸ artık bir efsane olarak anılmaya baÅŸlamıştır. Ülkenin büyüleyici konuÅŸan hayvanları ve mistik yaratıklarından geriye bir avuç kalmıştır. Artık ülkenin her yerinde acımasız Lord Miraz’ın liderliÄŸi altındaki Telmarinler adlı yeni bir insan ırkı türemiÅŸtir. Ülkenin kudretli ve ihtiÅŸamlı Aslan’ı da binlerce yıldır ortalıkta gözükmemiÅŸtir.
Pevensie kardeÅŸleri Narnia’ya geri çağıran kiÅŸi, ülkenin yeni insan ırkı olan Telmarine’lerin tahtının genç varisi Prens Kaspiyan’dır. Åžeytani ruhlu amcası Miraz’a karşı mücadelesinde dört kardeÅŸin desteÄŸine ihtiyacı vardır. Kahraman ruhlu ama huysuz cüce Trumpkin, cesur yürekli konuÅŸan fare Reepicheep ve güvenilmez Kara Cüce Nikabrik’in yardımını alan Pevensie kardeÅŸler, Narnia ülkesini eski büyüleyici ve muhteÅŸem günlerine geri döndürmek için büyük bir maceraya atılacaklardır.
Yeni Karakterler
Artık çok deÄŸiÅŸmiÅŸ Narnia ülkesini kontrol altında tutmak isteyen dört karakteri oynayan dört aktöre yeni filmde Hollywood’a dışarıdan gelen yeni simalardan iki tanesi daha katıldı. Bunlardan birisi, filme adını veren Prens Kaspiyan rolündeki genç ve karizmatik İngiliz oyuncu Ben Barnes, diÄŸeri ise ÅŸeytani ruhlu amcası Kral Miraz rolünü üstlenen deneyimli İtalyan film yıldızı Sergio Castellitto’ydu.
C.S. Lewis imzalı edebiyat klasiÄŸi “Narnia”nın yabancısı olmadığını ifade eden Ben Barnes, “Çocukken sıkı bir Narnia hayranıydım. Sekiz yaşındaki bir çocuÄŸun abartılı heyecanıyla kitapları ilk keÅŸfettiÄŸim günü hatırlıyorum. O kitaplar kesinlikle çocukluk dönemimin en önemli parçalarından birisi oldu. Prens Kaspiyan rolünü aldığım gün hemen kitapçıları dolaşıp Narnia kitabı aramaya baÅŸladım. Sonunda sekiz yaşındayken okumuÅŸ olduÄŸum 1989 yılı baskısını bulmayı baÅŸardım” diyor.
Ben Barnes’ın filmle ilgili çalışması hemen baÅŸladı. Öncelikle kostüm çalışması yapıldı. Ardından at binme eÄŸitimine geçildi. Diyalekt dersleri aldı. Eskrim kurslarına baÅŸladı. Yeni Zelanda’daki çekimlerin ilk günlerinden itibaren sıkı bir çalışma düzeni içerisine girdi.
Bir yandan rolüne hazırlanırken bir yandan da kendisine filmdeki ailesi içinde yer bulmaya çalıştı. Yeni Zelanda’ya ilk geldiÄŸinde Pevensie kardeÅŸleri canlandıran dört oyuncuya nasıl uyum saÄŸlayacağını bilemiyordu. Dört aktör de uyum konusunda en az onun kadar endiÅŸeli ve heyecanlıydılar.
25 yaşındaki genç aktör Ben Barnes, filmde portresini çizdiÄŸi Prens Kaspiyan’ın özelliklerini ÅŸu sözlerle tanımlıyor: “Pevensie kardeÅŸlerle tanışmadan öncesinde Kaspiyan’ın zalim ruhlu amcasıyla baÅŸa çıkabilmek için destek arayışında olduÄŸunu görürüz. Telmarin’ler onu öldürmeye çalışmaktadır. Sonunda çareyi büyülü boynuzu üfleyip Pevensie kardeÅŸleri Narnia’ya geri çağırmakta bulur. Ülkenin eski kralı olan Peter, bu iÅŸi baÅŸaracakları konusunda ona teminat verir. Åžeytani ruhlu amcayı nasıl alt edecekleri konusunda ikisinin farklı fikirleri vardır. Bu da ikisi arasında çatışmaya yol açar.”
Filmdeki yetişkin karakterlerin bu filmde daha ürkütücü olduğunu söyleyen William Moseley, bu konuda Kral Miraz örneğini vererek şu yorumu yapıyor:
“İlk filmdeki Beyaz Cadı da ürkütücüydü ama Miraz’ın yanında solda sıfır kalır. Her ikisiyle de birebir dövüştüm. Miraz adeta soluÄŸumu kesti. O rolde oynayan Sergio’nun Miraz’a dönüşümünü izlemek gerçekten ilginç oldu. Kamera karşısında tamamen yepyeni bir kiÅŸiliÄŸe büründüğünü gördüm.”
Åžeytani ruhlu Miraz için oyuncu arama çalışması esnasında yapımcıların ilgisini en çok çeken aday Sergio Castellitto oldu. Yapımcı Mark Johnson bu tercihin gerekçesini şöyle açıklıyor: “Sergio günümüzün en baÅŸarılı ve saygın Avrupalı aktörlerinden birisidir. Onun deneme bantını ilk izlediÄŸimizde ‘Aman bu oyuncuyu elimizden kaçırmayalım. Mutlaka onunla çalışalım’ dediÄŸimizi hatırlıyorum.”
Yaklaşık 25 yıldır ülkesi İtalya’nın en iyi filmlerinde boy gösteren Sergio Castellitto’nun rol aldığı önemli filmler arasında Luc Besson’un “The Big Blue” adlı çalışmasıyla, İtalya’dan en iyi yabancı film Oscar’ına aday gösterilen “La Familia” ve “L’Uomo Delle Stelle” gibi yapımlar vardı.
Andrew Adamson’a büyük saygı duyduÄŸunu söyleyen Sergio Castellitto’nun yönetmeniyle olan iliÅŸkisine getirdiÄŸi yorum şöyle: “Performans ve karakter boyutlarının psikolojik görünümüne gösterdiÄŸi özen nedeniyle kendisini çok takdir ediyorum. Onunla yaptığımız konuÅŸmalarda karakterlerden adeta gerçek bir insanmış gibi söz ettik. Gençler ile yaÅŸlılar arasındaki çatışmadan bahsettik. Sözünü ettiÄŸim bu çatışmanın en güzel örneÄŸi, Miraz ile Prens Kaspiyan arasındaki iyi ile kötünün mücadelesiydi.”
Miraz’ın psikolojik profilinin belirlenmesinin ardından sıra fiziksel dönüşümüne geldi. Filmin insan kadrosunun fiziksel görünümleri, iki kez Oscar adayı makyaj sihirbazı Paul Engelen (“Greystoke: The Legend of Tarzan”, “Lord of the Apes”, “Casino Royale”) ile saç tasarımcısı Kevin Alexander’ın (“Casino Royale”) sorumluluÄŸu altındaydı.
40 yıldır film endüstrisinin içinde olan Paul Engelen, Adamson ile yaptığı işbirliği sonucunda Telmarin karakterleri için Akdenizli görünüm yaratmayı uygun gördü. Miraz karakterinin sakallı olması gerektiğini hisseden ünlü makyajcı, bu karakteri getirdiği yaklaşımı şöyle açıklıyor:
“Miraz karakterinin baÅŸarılı olması güçlü ve tedirgin edici görünmesine baÄŸlıydı. Bunu göz önüne alarak üçgen ÅŸeklinde bir tasarım kullanma kararına vardık. Özellikle çene bölgesine uzantılar yaparak geniÅŸlettim. Abartılı kaÅŸlar ekleyip göz çevresine koyu renkler koymak suretiyle karakterin tedirgin edici olmasını saÄŸladık. Ayrıca Miraz karakterinin simgesi haline gelen küpeleri koyunca Sergio için son derece etkileyici ve ürkütücü bir karakter görünümü ortaya çıkmış oldu.”
Engelen’in yaptığı makyajın yanısıra filmin kostüm tasarımcısı Mussenden de “Narnia Günlükleri: Prens Kaspiyan” için 15. yüzyıl İspanyol askerlerinden esinlenerek hazırladığı sofistike görünümlü barbar korsan kostümlerini yarattı. Buna Weta Digital bünyesinde hazırlanan büyüleyici askeri kıyafet ve silahlar da eklenince Miraz karakteri en keskin ve korkutucu ÅŸekilde beyazperdede canlandı.


Editör Prens on 15 Temmuz 2008 14:17 ]
Cok Super Bir Film izLemek isterdim :p