Özel Dosya: 2008 Sinema Gündemi
Yazan: Editör Prens 06 Ocak 2009 Salı
Kategori: Sinema Haberleri
2008 Vizyonu: Uyarlamalar, Yeniden Çevrimler ve Devam Filmleri!
255 yabancı filmi sinemalarda ağırladığımız bir yıl bıraktık geride… Beklenen yönetmenler, hayran olunan oyuncular ve büyük gişe yapımlarından sonra bakıldığında ülkemizin gişesi “Testere 5” filmini gösteriyor. En çok izlenen yabancı film olarak beşyüz bin seyirciye yaklaşmış filmi, “Batman:Dark Knight” ve “Mumya” takip ediyor. En az izlenen film ise 1905 izleyici ile “JVCD”. İzlenme rakamları hali hazırda yılı değerlendirmek için güzel ipuçları sağlıyor.
Genel olarak filmlere bakıldığında karşımıza çıkan tablo şu; Devam filmleri, uyarlamalar ve yeniden çevrimler ağırlıklı çok fazla özgün hikayeye rastlanmayan bir yıl bıraktık geride.
Ocak ayını her zamanki gibi tempolu şekilde açtık. Hem de Oscar ödüllerinin gölgesinde. Romanya’dan gelen süpriz “4 ay, 3 hafta 2 gün” ile yılı karşılamış olsak da, filmin dünya üzerinde topladığı ödül ve olumlu eleştiriler gişede karşılığını bulamadı. “Büyük Hazine 2”de sene boyunca göreceğimiz devam filmlerinin fitilini ateşlemiş oldu. Ridley Scott’un sağlam kadro ile kotardığı “Amerikan Gangasteri” ve Wong-Kar Wai’nin “Benim Aşk Pastam” aynı kaderi paylaşarak bekleneni veremeyen hayal kırıklıkları olarak kaldı. Ocak ayının belki de yılın en iyilerinden Kelebek ve Dalgıç ise hiç anlaşılamadı ülkemiz seyircisi tarafından. Ocak ayının en karlı filmi ise hiç kuşkusuz “I am Legend” oldu. Yılın kanlı korku filmlerinin Avrupa’dan şaşırtıcı şekilde geleceğinin müjdecisi “İçerde” ise tuhaf bir şaşkınlık yarattı.

En verimli ay tartışmasız Şubat ayı oldu. Neredeyse yılın vizyon özeti olacak biçimde her türden örnekle karşılaştığımız ayın Oscar adayları ile dolu filmleri de kısa ama etkili bir ay yaşattı bizlere. Ben Affleck’in şaşırtıcı şekilde başarılı yönetmenliğiyle ön plana çıkan “Gone Baby Gone”, Stallone efsanesinin devam filmi “Rambo”, Oscar fatihi “There Will be blood” ve “Sweeney Todd” iz bırakanlar arasındaydı.
Wes Anderson kariyer yükselişine “The Darjeeling Limited” ile devam ederken, Coppola “Youth Without Youth” ile keşke geri dönmeseydi dedirtti. “Şeytan duymadan önce” ile Sidney Lumet ben daha ölmedim dedirtti. Korku sinemasının yeni açılımı adına “Cloverfield” görülmeye değer referanslardan biri olarak kaldı. Yine enfes finaliyle “The Mist” görülmesi gerekenler listesindeki yerini korudu.
Mart kapıdan baktırmadı, “İhtiyarlara Yer Yok” dedirtti. Oscar galibi olarak vizyona girdi ise de, “M.Ö. 10.000” ayın gişe yıldızı oldu. Seyircinin kıstaslarının ne derece farklı olduğunun görüldüğü ayın diğer önemlileri, yılın belki de en özgün senaryosuna sahip “Juno”, Yabancı film oscarlı “Kalpazanlar”, roman uyarlaması ama hayal kırıklığı “Kolera Günlerinde Aşk” oldu.Yine senenin en iyilerinden Gus Van Sant başyapıtı “Paranoid Park” seyirciden ilgi görmedi, zamanlar arası yolculuklarıyla “Jumper” en flaş tanıtımla izleyiciyi salonlara davet etti.
Yılın en sönük aylarından biri olan Nisan ayının tartışmasız en iyisi “Be Kind Rewind” boş salonlara oynarken, farklı anlatım ve aksiyonu bir arada sunan “Bakış Açısı” seyirciye keyifli anlar yaşattı. Usta yönetmen Guy Ritchie’nin “Tabanca”sı ile Richard Kelly’nin “Kıyamet Öyküleri” hayal kırıklığı serisine eklendi. İspanyol sinemasında küp benzeri bir film görmek de ayın en hoş süprizi olarak kaldı akıllarda “Fermat”
Mayıs bereketli bir kahramanlar ayı oldu. Yıllar sonra Indiana Jones’u beyazperde de görmenin keyfine, Iron Man’i de ekledik üstelik… Sex and City diziden çıkagelirken, “Funny Games” Amerikan pasaportu aldı. “Boleyn Kızı” ile tarihe yapığımız yolculuktan, “Yasak Krallığa” giderek çıktık. Kullandığı muhteşem görsel anlatımla Todd Haynes’in Bob Dylan yaşamına sunduğu mercek “Beni Orada Arama”, kült film “Apartman”ın yeni çevrimi “Wicker Park” ve kült yönetmen Takeshi Miike”nin “Düello”su sinefilleri çağırdı sinemalara. Alexander Sokurov başyapıtı “Alexandra” ve Almadovar bakışlı kadın filmi “Karamel”in ise boynu bükük kaldı.

Tatil dönemi sinemaya gitmemiz için çok az sebep vardı… Haziran ayı öyle bir geldi ki… Tuhaf mermi hareketleri ile Matrixvari bir şaşkınlık yaratan “Wanted” görsel ziyafet sunarken, ilkini hiçe sayan ikinci denemede “Hulk” eh işte dedirtti. Shyamalan’ın “Happening”i ise bitkilerle ne alaka sorusunu sordurtarak yarattığı hayal kırıklığını, vegas kumarhanelerinde “21” oynayarak attık. Matrix demişken Wachowski’ler sahi “Speed Racer” ile ne yapmaya çalıştı derken bitirdik ayı…
Ve muhteşem Temmuz… Bekleyiş sona erdi. Batman Kara Şövalye’sini tanıttı bizlere, bizde ikinci kez tuttuk gişenin yolunu. Meet Dave ve Hancock’la atmayı düşündüğümüz derdi tasayı Abba müzikali Mamma Mia ile attık. Narnia Günlüklerinden bir sayfa daha çevirdik. Ama en eğlencelisi gözlükleri takıp maceraya dalmaktı, “Dünyanın Merkezine Yolculuk” sinemayla aramızdaki mesafeyi kısalttı. Panda’ların da Kung-Fu yapabileceğine inandık. “Aşkzede” ile yeni bir komedi stilinin yükselerek geldiğini görüp, kendi stilini yaratmış bir yönetmenin kazasına da şahit olduk, Marc Caro’yu tek başına “Dante 01” ile anlayamadık, kavrayamadık.
Ağustos’un yıldızı ise hiç kuşkusuz “Mumya” oldu. Pek tadı yoktu ama, zaten eski tanıdıklarla özlem giderme ayı gibiydi. Sinema tarihin en önemli filmi “Kıyamet”i beyazperde de görmek, Star Wars efsanesine çizgilerle tanık olmak keyfe değerdi, birde Mel Brooks imzalı dizinin yeni çevrimi “Akıllı ol” eklenince bunlara değmeyin keyfe… Çok şükür “Zohan’a Bulaşma”dık…
Eylül ayını da iki usta bir arada oynuyor diyerek iple çekmiştik. “Kopya Cinayetler”in yarattığı hayal kırıklığı bir yana, tatsız tuzsuz “Gizli Dosyalar”la kaçan keyfimizi “Hellboy” yerine getirdi. “Babil M.S.” ile gidemediğimiz geleceğe “Wall-i” ile gittik. Ken Loach’lu “İşte Özgür Dünya” ile “Stuck” ise arada kaynadı gitti.
Ölüm’ün yakınlarında dolaştığımız Ekim ayı yerli filmlere aklımızı çelse de, “Testere 5” ile kurulan tuzakların teknoloji ile yaratılabileceğini gösteren “Kartal Göz” ile de gerildik. “Death Race”in aksiyonu kesmedi “Max Payne”de aldık soluğu. “Aşkın Peşinde” koşarken yakalandığımız hüznü “Tropik Fırtına” ile dağıttık.
James Bond ile dolup taşan Kasım aynın, mafyatik “Gomorra” haricinde tek güzelliği korku filmlerinin nereye gideceğini gösteren yol haritası “Rec” dolu… Çocuklarımızla gittiğimiz ikinci “Madagascar” yolculuğu ise ilaç gibi geldi.
Aralık ayını ise az ama öz filmle ağırladık yine. “Dünyanın Durduğu Gün”de “Yalanlar Üstüne” yaptığımız “Avustralya” gezisi kaldı yılın son haftasında hafızalarımızda. Düştüğümüz “Karantina”dan ise bizi “Taşıyıcı” kurtardı.

255 filmde net görünen yeni çağın sinemasının bizi özgün hikaye ile fazla buluşturamadığı oldu. Korku filmlerinin Uzakdoğu filmlerinin yeniden çevrimlerine dayanması, romantik komedi de yeni denemenin sadece Apatow’dan gelmesi, izlediğimiz tüm aksiyon filmlerinin de bir çizgi romana dayalı olması, dramların da bol kostümlü tarihe dayalı tozlu hali ile pek de özgün bir yıl geçirmedik.
Büyük yönetmenlerin geri dönüşleri hayal kırıklığı yaratırken, tuhaf olan iyi filmlerin seyirci bulamaması oldu. Halihazırda yerli hit yapımlarda olmasa düşen bir seyirci rakamı ile karşılaşacaktık. Gişe rakamlarına bakıldığında en çok seyredilen yabancı filmin ancak 8. Olduğunu, ilk ona girebilen üç yabancı filmin de son üçte olduğunu belirtmek gerekiyor. Üstelik 17 hafta gösterimde kalan Kara Şövalyenin hayli düşük bir ortalama tutturması da cabası…
Adettendir bu tip yazıların, yazarın en iyileri ile bağlanması…
1. Batman: Kara Şövalye
2. Be Kind Rewind
3. Kelebek ve Dalgıç
4. Kan Dökülecek
5. Vol. İ
Yazı: Serkan Murat Kırıkcı
* Sinemalife.com dergisinin Ocak 2009 sayısında yayınlanmıştır.
2. El Kısa Film Festivali 3. Yılında!
Yazan: Editör Prens 06 Ocak 2009 Salı
Kategori: Sinema Haberleri
Dünyada kendi alanında ilk ve tek kısa film festivali olan “2. El Kısa Film Festivali”, üçüncü yılında “Elemiyoruz, Ellemiyoruz” sloganı ile yola koyuldu.
Daha önce en az bir kısa film festivalinden hüsranla geri dönen, elenmiş kısa filmlerin katılabildiği “2. El Kısa Film Festivali”ne gönderilen her film, festival boyunca gösterimde olacak, jüri tarafından değerlendirmeye alınacak ve bu değerlendirmeler filmin yönetmenine aktarılacak.
Bu yıl 12-22 Şubat 2009 tarihleri arasında Ankara’da üçüncüsü yapılacak olan “2. El Kısa Film Festivali”, tarihinde ilk kez bir kısa filme “Övgüye Değer Film” ödülü verecek.
Festival yönetimi, ödül sahibi filmin yönetmenine hayalindeki kısa filmi çekebilmesi için gereken teknik ekip ve donanımı sağlayarak, filmin yapımcılığını üstlenecek ve filmin tamamlanması için yönetmene “2 gün – 2 saat – 2 dakika – 2 saniye” süre verecek.
Telif hakkı yönetmende kalacak olan kısa filmin ayrıca, ulusal ve uluslararası alanda 33 kısa film yarışmasına gönderilmesine de yardımcı olunacak.
2. El Kısa Film Festivali 2009 Jüri Listesi
Ahmet Uluçay, Derviş Zaim, Hüseyin Karabey, Selim Evci, Ümit Ünal, Yeşim Ustaoğlu, Zeki Demirkubuz, Barış Bayraktar, Can Kılcıoğlu, Gökçe Pehlivanoğlu, Ozan Adam, Selcen Ergun, Tan Tolga Demir, Ali Murat Güven, Cem Özer, Hilmi Etikan, Mehmet Ali Arslan, Nurgül Yeşilçay, Nejat İşler, Selim Demirdelen, Uğur İçbak, Prof.Dr. Bülent Vardar (Marmara Üni.), Prof.Dr. Işık Özkan (Yeditepe Üni.), Murat Akser (Kadir Has Üni.), Doç.Dr. Mutlu Binark (Başkent Üni.), Doç.Dr. Özcan Yağcı (Başkent Üni.), Doç.Dr. S.Ruken Öztürk (Ankara Üni.), Prof.Dr. Seçil Büker (Gazi Üni.) ve Thomas Balkenhol (ODTÜ) gibi önemli isimlerden oluşan jürinin seçeceği “ Övgüye Değer Film”, 22.02.2009 tarihinde Ankara Çağdaş Sanatlar Merkezi’nde yapılacak törenle sahibine verilecek.
Festival hakkında detaylı bilgi için: www.ikincielfestivali.org
2008′de sadece 10 Türk filmi gişeden kar etti
Yazan: Editör Prens 06 Ocak 2009 Salı
Kategori: Sinema Haberleri
2008′in son aylarında Türk filmleri gişede art arda zaferlere imza atsa da, yılın genel manzarası o kadar da iç açıcı değil. Her ne kadar Türk filmeri 2007′deki yükselişin önüne geçerek, yabancı filmler karşısında ezici bir zafer kazansa da, vizyona giren 44 filmin sadece 10′u topladığı hasılatla kâra geçmeyi başardı.
Coco Avant Chanel den ilk fotoğraflar
Yazan: Editör Prens 06 Ocak 2009 Salı
Kategori: Sinema Haberleri
Audrey Tautou nun başrolde olduğu biyografik film Coco Avant Chanel in ilk tanıtım fotoğrafları yayınlandı.
Underworld 3 geliyor!
Yazan: Editör Prens 06 Ocak 2009 Salı
Kategori: Sinema Haberleri
Vampirler ve kurt adamların savaşının konu alındığı Underworld serisinin 3. filmi The Rise of the Lycans 2009 da sinemalarda
Şok aşk!George Clooney ve Paris Hilton
Yazan: Editör Prens 06 Ocak 2009 Salı
Kategori: Sinema Haberleri
Ünlü oyuncu George Clooney ile skandallar kraliçesi Paris Hilton’un birlikte olduğu iddia edildi.
Batman in polis şefi Hingle öldü!
Yazan: Editör Prens 06 Ocak 2009 Salı
Kategori: Sinema Haberleri
Amerikalı aktör Pat Hingle, 84 yaşında öldü
Nuri Bilge Ceylan filmleri TV de
Yazan: Editör Prens 06 Ocak 2009 Salı
Kategori: Sinema Haberleri
Yönetmen Nuri Bilge Ceylan, Ocak ayında dört filmi ile CNBC-e de…
Porno Star ın yaşamı film oluyor
Yazan: Editör Prens 06 Ocak 2009 Salı
Kategori: Sinema Haberleri
Tüm zamanların en etkileyici ve sansasyonel porno filmi olan Deep Throat (Derin Gırtlak) ile bir anda ünlü olan Linda Lovelace’ın trajik yaşam öyküsü beyazperdeye aktarılıyor.
Rotary Kısa Film Festivali
Yazan: Editör Prens 05 Ocak 2009 Pazartesi
Kategori: Sinema Haberleri
Rotary Kısa Film Festivali, 2430. Bölge Rotary Klüpleri tarafından genç sinemacıları motive etmek ve yeni heyecanlar oluşturmak için, bu sene ilk defa gerçekleştirilecek. Yaratıcı beyinleri film ve film yapma sanatıyla biraraya getirerek, ülkeler arasındaki kardeşliği geliştirmek ve dünya barışına katkıda bulunmayı amaçlayan festival 24- 27 Şubat 2009 tarihleri arasında Ankara Alman Kültür Merkezi’nde düzenlenecek.
Ücretsiz olarak izlenebilecek festivalde, 25-26 Şubat tarihlerinde “Film Nasıl Çekilir?” konulu çalıştaylar gerçekleştirilecek.
Festival kapsamında düzenlenecek kısa film yarışmasında “Dünya Barışı, Sevgi, Açlık, Temiz Su Kullanımı, Bebek Ölümleri, Çocuk ve Aile İletişimi ve Sokak Çocukları” gibi temel konularda, toplam süresi 15 dakikayı geçmeyen kurmaca ve animasyon türünde kısa filmler yer alacak. Gösterimlerde ise, konu kısıtlaması olmamak kaydıyla, kısa ve uzun filmlere yer verilecek.
Kurmaca ve Animasyon olmak üzere iki ayrı kategoride düzenlenecek yarışmada, her iki kategori birincisine 1000 USD, ikinciye 500 USD, üçüncüye ise 250 USD ödül verilecek.
Festival hakkında daha ayrıntılı bilgiye www.rofife.org adresinden ulaşabilir, her türlü sorunuzu rofife@gmail.com adresine yazabilirsiniz.
Isabella Huppert Cannes’da jüri başkanı
Yazan: Editör Prens 05 Ocak 2009 Pazartesi
Kategori: Sinema Haberleri
Cannes jürisi bu yıl fransız aktrist Isabella Huppert’a emanet…
Nuri Bilge Ceylan filmleri Ocak ayı boyunca Cnbc-e’de!
Yazan: Editör Prens 05 Ocak 2009 Pazartesi
Kategori: Sinema Haberleri
pCNBC-e Ocak ayında Çarşamba akşamlarını Nuri Bilge Ceylan gecesine dönüştürüyor. Usta yönetmenin “Üç Maymun”dan önceki filmleri, “1Yönetmen 4 Film” kuşağında CNBC-e’de izleyiciyle buluşacak./pnbsp;
2008 yılının en ‘hatalı’ filmleri
Yazan: Editör Prens 05 Ocak 2009 Pazartesi
Kategori: Sinema Haberleri
pİnternet sitesi moviemistakes.com’un açıkladığı 2008’in en çok kamera ve mantık hataları içeren filmleri listesinin başında son Indiana Jones macerası Kristal Kafatası Krallığı yer aldı./p
Sinema.com yazarlarından 2008′in en iyileri
Yazan: Editör Prens 05 Ocak 2009 Pazartesi
Kategori: Sinema Haberleri
p2008′in en iyilerini sizlerin oylarıyla belirlediğimiz anketin ardından, Sinema.com’a renk katan yazarlarımızdan 2008′in en iyilerini sıralamalarını istedik. Anket sonuçlarından oldukça farklı eğilimler taşıyan yazarların listelerinde, geçtiğimiz yıl Oscarlara damgasını vuran strongThere Will Be Blood/strong ve strongNo Country for Old Men/strong yabancı film kategorisinde; bol ödüllü strongÜç Maymun/strong, strongSonbahar /strongve strongTatil Kitabı/strong da yerli film kategorisinde öne çıkan yapımlar oldu./p
Barselona da aşk ve komedi
Yazan: Editör Prens 05 Ocak 2009 Pazartesi
Kategori: Sinema Haberleri
Woody Allen ın yönettiği ve Scarlett Johansson, Javier Bardem, Penélope Cruz ile Rebecca Hall’ın oynadığı Barselona Barselona çok yakında vizyonda

