Aramızda Casus Var (2008)
Yazan: HayaLSiZ 30 Kasım 2008 Pazar
Kategori: Aksiyon Macera, Komedi, Vizyona Girecek Filmler
Aramızda Casus Var” filminde Coen kardeşler, görevinden alınmış bir CIA ajanının kaybettiği, içerisinde son derece önemli bilgilerin olduğu bir bilgisayar dosyasının, spor salonunda çalışan iki kafadarın eline geçmesi ile ilgili, yer kara mizaha kayan, seksi bir durum komedisine imza atıyorlar.
Birbiri ardına gelişen olaylar dizisi ile işler çığırından çıkarken, gizli bilgileri ele geçirmek isteyen şeytani güçlerin de devreye girmesiyle gizem perdesi aralanıyor.
İpek Yolu açıldı.
Yazan: Editör Prens 30 Kasım 2008 Pazar
Kategori: Sinema Haberleri
Bursa, Uluslararası İpek Yolu Film Festivali’nin 3. Yılını kutluyor. Bir hafta sürecek ve oldukça sağlam filmlere de ev sahipliği yapacak olan festival belki daha çok konuğu Gael Garcia Bernal’le dikkat çekiyor. Anak bunun çok ötesinde iyi seçilmiş, dengeli programıyla da göz dolduruyor.
A.R.O.G dışında futbol konuştu, ortalık karıştı…
Yazan: Editör Prens 30 Kasım 2008 Pazar
Kategori: Sinema Haberleri
AROG filminde futbol sahneleriyle konuşulan Cem Yılmaz‘ın NTV Spor’da yayınlanan ‘Not Defteri’ isimli programda söylediği “Spor programlarında yaşananlar komedyenler için çok iyi bir malzeme” sözü spor dünyasını karıştırdı. Ünlü komedyen yaptığı esprilerle de geceye damgasını vurdu.
Harry Potter ve Melez Prens 17 Temmuz’da vizyona girecek!
Yazan: Editör Prens 30 Kasım 2008 Pazar
Kategori: Sinema Haberleri
Harry Potter serisinin 6’ncı filmi “Harry Potter ve Melez Prens/Harry Potter and the Half-Blood Prince”, 17 Temmuz 2009’da Türkiye, ABD ve birçok ülkede aynı anda gösterime girecek.
"Duvara Karşı"nın operası bestelendi
Yazan: Editör Prens 30 Kasım 2008 Pazar
Kategori: Sinema Haberleri
Fatih Akın‘ın adını dünyaya duyuran Duvara Karşı filminden esinlenerek Bremen Tiyatrosu’nun Türkçe-Almanca hazırladığı aynı isimdeki opera 28 Kasım akşamı sahnelenecek.
1. İstanbul İtalyan Film Festivali
Yazan: Editör Prens 30 Kasım 2008 Pazar
Kategori: Sinema Haberleri
1.İstanbul İtalyan Film Festivali, 30 Kasım-7 Aralık 2008 tarihleri arasında İtalyan Kültür Merkezi ve İstanbul Modern’de yapılacak.
Yarım Asırlık "Tatlı Hayat"
Yazan: Editör Prens 30 Kasım 2008 Pazar
Kategori: Sinema Haberleri
Oscar ödüllerini dağıtan Amerikan Sahne Sanatları ve Bilimler Akademisi sinemanın büyücüsü Federico Fellini’nin 50. yılını kutlayan unutulmaz filmi La Dolce Vita’ya (Tatlı Hayat) bir selam gönderiyor.
A.R.O.G’dan 3 bantlı kramponlar
Yazan: Editör Prens 30 Kasım 2008 Pazar
Kategori: Sinema Haberleri
Cem Yılmaz‘ın beklenen filmi A.R.O.G ‘da,adidas’ın Yontmataş Devri’ne özel üç bantlı kramponu ve eskitilmiş Terrapass futbol topu da dikkat çekecek. Filmde kullanılan orijinal kramponlar ve Terrapass top mağaza vitrinlerinde sergilenecek.
Madagaskar 2 - Madagascar: Escape 2 Africa
Yazan: Editör Prens 28 Kasım 2008 Cuma
Kategori: Haftanın Filmleri

New York hayvanat bahçesi sakinleri Aslan Alex, Zürafa Melman, Zebra Marty ve Hipopotam/ Suaygırı Gloria’nın maceraları “Madagascar 2” de ilk filmin sonunda kaldığı yerden devam ediyor. İlk filmde kahramanlarımız New York’tan Madagascar Adası’na gelmişti. “Madagascar 2” ise kahramanlarımızın Afrika macerasını konu alıyor.
Aramızda Casus Var - Burn After Reading
Yazan: Editör Prens 28 Kasım 2008 Cuma
Kategori: Haftanın Filmleri

Alkolik olduğu gerekçesiyle CIA’deki işinden kovulan emekli ajan Ozzie Cox, intikam almak için bildiği gizli bilgileri bir cd.ye kaydeder. Cox’un boşanmanın eşiğinde olduğu eşi Katie, cd.yi çalar ve gittiği spor salonunda unutur. Salonda çalıştırıcı olan Chad ve aynı yerde yönetici olarak çalışan Linda, Chad’in tesadüfen bulduğu cd ile Cox’a şantaj yapmaya başlarlar. İşin içine bir de Katie’nin birlikte olduğu federal ajan Harry girince olaylar daha karmaşık bir hâl alır.
Lorna’nın Sessizliği - Le Silence De Lorna
Yazan: Editör Prens 28 Kasım 2008 Cuma
Kategori: Haftanın Filmleri

Bir eroinmanla anlaşmalı evlilik yaparak Belçika vatandaşlığına da geçen Lorna, yaptığı anlaşma gereği bu evliliği sona erdirip Belçika vatandaşlığına geçmek isteyen bir Rus ile evlenecektir. İlk bakışta plan Lorna için kabul edilebilir görünse de, iş Lorna’nın ilk kocasını öldürerek ortadan kaldırmaya gelince Lorna’nın dünyası alt üst olur.
Sınıf - Entre Les Murs / The Class
Yazan: Editör Prens 28 Kasım 2008 Cuma
Kategori: Haftanın Filmleri

François ve diğer öğretmen arkadaşları belalı bir semtteki lisede yeni bir yıla hazırlanmaktadır. Kendilerini öğrencilerinin iyi bir eğitim almaları için hiçbir engelde yılmayacakları fikrine hazırlarlar. Sınıf, farklı kültürler ve tavırların sık sık birbiriyle çatıştığı modern Fransa’daki küçük bir dünyadır. Ergenlik çağındaki gençlerin davranışları, düşük maaşlar almakta olan öğretmenlerin şevkini kırar. François ise saygı ve çalışkanlık üzerine kurulu atmosferi sağlamakta kararlıdır. Ne kibirli ne de serttir ama aşırı açık sözlülüğüyle öğrencileri çoğu kez şaşırtır. Öğrenciler onun yöntemlerine meydan okur ve böylece François’in sınıf etikleri teste tutulur.
Murat Han Özel Röportajı
Yazan: Editör Prens 27 Kasım 2008 Perşembe
Kategori: Sinema Haberleri
Bakmayın siz onun soğuk ve sert göründüğüne… Biraz konuşunca, oldukça cana yakın ve aslında komik biri olduğunu düşünmeye başlıyor insan. Bizler onu “sert delikanlı” rollerinde izlemeye alışmış olsak da, komedide çok daha başarılı olduğunu söylüyor Murat Han. “Mutluluk” filmindeki rolü ile 44. Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde “En İyi Erkek Oyuncu” ödülünü kazanan genç aktörün, sinemada yeni hedefi Nuri Bilge Ceylan ile çalışmak.
Son olarak Erden Kıral’ın “Vicdan” filmindeki performansı ile adından söz ettiren başarılı oyuncu Murat Han ile 3. Uluslararası Bursa İpek Yolu Film Festivali’nin Çırağan Sarayı’nda yapılan tanıtım toplantısında biraraya geldik.
Sinemalar.com: “Vicdan” filmindeki rolünüzün “Murat Han” ismini parlattığını söyleyebilir miyiz?
Murat Han: Bence şu ana kadar oynadığım tüm rollerin bana ve ismime katkısı olmuştur. Ben “Vicdan” filmi ile sivrilmedim. Biliyorsunuz, “Mutluluk” filmi ile en iyi erkek oyuncu ödülünü aldım Altın Portakal’da.
Ancak bu rolünüzün seyirci üzerinde daha etkili olduğunu düşünüyorum ben. İsminizin artık hafızalara yerleştiği kanaatindeyim.
Öyle mi düşünüyorsun? “Mutluluk” daki rolüm de önemliydi bence. Aslında benim için her filmin, birlikte rol aldığım her oyuncunun yeri ayrı. “Vicdan” daha çok etkilemiş olabilir seni. İnşallah bundan sonraki sinema filmlerimin de etkisi büyük olur.
Kendinizi bir oyuncu olarak hangi türe daha yakın hissediyorsunuz? Böyle bir ayrımınız var mı?
Benim öyle bir ayrımım yok. Ben mesela “çok iyi komedi oynarım” diyorum ama herkes bana gülüyor. Bunda gülünecek birşey yok aslında. Bana böyle bir fırsat verilmeli bence. Oyuncuları belirli rollere yakıştırmak yönünde bir yaklaşım var bizim piyasada. Tabii beni “Mutluluk” ve “Vicdan”da izledikten sonra; ‘arızalı karakter’, ‘sert adam’, ‘delikanlı adam’ rollerine uygun görüyorlar. İnsanlar hep gördükleri ile nitelendiriyorlar bizi. Aslında biraz hayal güçlerini kullansalar, daha önce görmedikleri rollerde de başarılı olabildiğimizi farkedecekler. Ben Türkiye’ye “Mutluluk” ile gelmeseydim, bir komedi filmi ile gelseydim; bu sefer de ‘sert adam’ rollerini bana uygun görmeyeceklerdi. Aslında ben komedide çok çok daha başarılı bir oyuncuyumdur. Ama bunu bilmiyor insanlar.
Peki bu isteğinizi paylaşıyor musunuz yapımcılarla, yönetmenlerle?
İşte böyle, sizin aracılığınızla bir yerlere söylüyoruz, bakalım.
Türkiye’de komedi filmlerine yaklaşım biraz daha farklı ama. Siz bu düzene ayak uydurabilecek misiniz?
İlla komedi filmi olmasına gerek yok. Bir tiyatro oyunu da olabilir, bir sit-com da. Benim komedi anlayışım da farklı aslında. Durum komedilerini seviyorum ben. Çünkü komedinin durumdan doğduğuna inanıyorum. Bir palyaço gelip önümüzde düşse gülmeyiz, ama çok ciddi bir ortamda, çok önemli bir adam düşüverse, o durum bize komik gelir. Ben bütün komedilerin hassasiyet ve ciddiyetle oynanması gerektiğine inanıyorum. Bu özeni gösterebilecek bir oyuncuyum.
Türk sinemasında beraber çalışmayı arzu ettiğiniz yönetmen ya da oyuncular var mı?
Benim sinemada beraber çalışmayı çok istediğim bir yönetmen var aslında: Nuri Bilge Ceylan.
Bunu söyleyeceğinizi tahmin etmiştim. Yüzünüzü ve tarzınızı çok yakıştırıyorum Nuri Bilge Ceylan sinemasına.
Ben de öyle düşünüyorum. Çok yakın hissediyorum kendimi Nuri Bilge Ceylan’a. Çok hoşuma gidiyor çalışmaları. Gerçekten de, onun karelerinde olmayı çok istiyorum.
“Üç Maymun”u izlemişsinizdir mutlaka.
İzledim tabi. Çok etkilendim. Beni son yıllarda en çok etkileyen filmlerden biri. Ama neden bu filmi, bu ülkede sadece 90.000 kişinin izlediğini gerçekten bilmiyorum. Açılış sahnesi benim gözümün önünden gitmiyor.
Bizim seyircimiz “karanlık” filmlerden pek hoşlanmıyor galiba…
Bilemiyorum. Türkiye’de bir filmin başarılı olmasında, fısıltı gazetesinin büyük ölçüde etkili olduğunu düşünüyorum. “Üç Maymun” bu açıdan zayıf kalmış olabilir. Bir de, bizim düşünmeyi ya da hayal gücüne bırakmayı sevmiyor gibi bir halimiz var. Aslında sanat hayal gücüdür. İnsanları geliştiren şey de soru işaretleridir ve herkesin kendi değerlendirmesini yapmasıdır. Herşeyin önümüze hazır gelmesine alıştığımız için, düşünmeye, analiz etmeye üşeniyoruz. Biraz da tembellikten geliyor tabi bu. Ama insanlar bunu biraz aşabilse, çok daha iyi sonuçlar çıkacak ortaya. Buna inanıyorum.
Röportaj: Serkan Tavşanoğlu
Türkiye’nin Oscar’ları 2. Yılında
Yazan: Editör Prens 27 Kasım 2008 Perşembe
Kategori: Sinema Haberleri
Kültür ve Turizm Bakanlığı himayesinde, Türkiye Sinema ve Audiovisuel Kültür Vakfı’nın (TÜRSAK) organizasyonu ve Turkcell’in ana sponsorluğunda gerçekleştirilen “Yeşilçam Ödülleri”, 03 Mart 2009’da ikinci kez Türk sinemasına emek verenleri onurlandıracak.
Fransa’nın Cesar, İtalya’nın Donatello, İngiltere’nin BAFTA ya da ABD’nin Oscar Ödülleri gibi Türk sinema dünyasında eksikliği hissedilen “Ulusal Sinema Ödülleri” ikinci yılında, 2008 yılı boyunca vizyona girmiş olan 44 Türk filmini yeniden gündeme taşıyacak.
1 Ocak- 31 Aralık 2008 tarihleri arasında gösterime girmiş tüm Türk filmlerinin herhangi bir başvuru beklenmeksizin doğal aday kabul edildiği “Yeşilçam Ödülleri” iki aşamalı bir seçici kurulun değerlendirmesi sonucu 11 dalda veriliyor.
Birinci aşamadaki sektör jürisinin her dalda belirlediği 5 aday filmin oylama dosyaları ise yaklaşık 1500 kişinin oluşturduğu ikinci aşamanın geniş katılımlı jürisine ulaştırılacak. Geniş jüri ise her kategorideki bu beş aday içinden birincileri belirleyecek.
“En İyi Film”, “En İyi Yönetmen”, “En İyi Senaryo”, “En İyi Görüntü Yönetmeni”, “En İyi Müzik”, “En İyi Kadın Oyuncu”, “En İyi Erkek Oyuncu”, “En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu”, “En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu”, “Genç Yetenek” ve “Turkcell İlk Film” kategorilerinde verilecek ödül heykelciklerinin yanı sıra “En İyi Film” ödülünün sahibi 150 bin YTL, “Turkcell İlk Film” ödülünün sahibi ise 30 bin YTL’lik para ödülüyle desteklenecek.
Sinemamızın usta yönetmenlerine, yapımcı, oyuncu ve tüm emekçilerine bir saygı duruşu niteliğinde olan “Yeşilçam Ödülleri”nde geçen yıl Abdullah Oğuz’un yönettiği “Mutluluk”, En İyi Film; Fatih Akın ise “Yaşamın Kıyısında” adlı filmiyle En İyi Yönetmen seçilmişti. Turkcell İlk Film Ödülü’nün sahibi ise geçtiğimiz yıl gişe rekorları kıran filmi “Beyaz Melek” ile Mahsun Kırmızgül olmuştu.
İşte Yeşilçam Ödülleri 2008 Aday Film Listesi
1. Rıza
2. Çılgın Dersane Kampta
3. Maskeli Beşler Kıbrıs
4. Çocuk
5. Ulak
6. 120
7. Bayrampaşa Ben Fazla Kalmayacağım
8. Recep İvedik
9. Hazan Mevsimi: Bir Panayır Hikayesi
10. Plajda
11. Hayattan Korkma
12. Mülteci
13. Miras
14. Ara
15. Peri Tozu
16. Cennet
17. Vesaire Vesaire
18. Münferit
19. O..Çocukları
20. Bir Tuğra Kaftancıoğlu Filmi
21. Made In Europe
22. Taş Yastık
23. Tatil Kitabı
24. Avanak Kuzenler
25. Dinle Neyden
26. Vicdan
27. Aşk Tutulması
28. Devrim Arabaları
29. Üç Maymun
30. Nekrüt
31. Güneşin Oğlu
32. Issız Adam
33. Son Cellat
34. Fırtına
35. Gitmek
36. Destere
37. Osmanlı Cumhuriyeti
38. A.R.O.G: Bir Yontmataş Filmi
39. Muro: Nalet Olsun İçimdeki İnsan Sevgisine
40. Sıcak
41. Saddam’ın Askerleri
42. Sonbahar
43. Şeytan’ın Pabucu
44. Yağmurdan Sonra
"Deli Deli Olma" Ekibi Basının Karşısına Çıktı!
Yazan: Editör Prens 27 Kasım 2008 Perşembe
Kategori: Sinema Haberleri
Başrollerini Tarık Akan ve Şerif Sezer’in paylaşacağı, yönetmenliğini Murat Saraçoğlu’nun üstlendiği “DELİ DELİ OLMA” filminin basın toplantısı yönetmen ve oyuncuların katılımıyla City’s Nişantaşı Citylife Sinemaları’nda, 26 Kasım Çarşamba günü yapıldı.

